DEMİRİN İÇİNE HAPSEDİLEN KADINLIK: AVRUPA'NIN UTANÇ MİRASI


DEMİRİN İÇİNE HAPSEDİLEN KADINLIK: AVRUPA'NIN UTANÇ MİRASI

Bir toplumun medeniyetini anlamak için saraylarına değil, kadınına ne reva gördüğüne bakacaksın.

Avrupa, kitaplarda Orta Çağ'ı 1453'te bitirdi yazar. Ama gerçekte bitirmedi. Saraylarda Rönesans yaşanırken, sokakta, evde, yatak odasında kadın için Orta Çağ 18. yüzyıla kadar devam etti. Bunun en utanç verici kanıtı da bekaret kemeridir.

Nedir Bu Demir Kafes?


Demirden, çelikten, içi deri ve kadife kaplı bir pranga. Kadının cinsel organını kapatan, kilitleyen ve anahtarını bir erkeğin cebine koyan bir alet. Sözde namusu korumak için. Gerçekte ise erkeğin kendi güvensizliğinin, kendi acizliğinin ilanı.

Ön tarafında tuvalet için küçük bir açıklık bırakılırdı. Ama o açıklık bile kadını kurtarmaz, aksine aylarca taktığında yara, enfeksiyon, iltihap kaçınılmaz olurdu. Yani kadını koruyacağım derken bedenini çürütürdü.

Gerçekten Takıldı Mı?

Evet, takıldı.


Müzelerde gördüklerinin çoğu 19. yüzyılda yapılmış sahte olsa da, 16. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar İtalya, Fransa ve Almanya'da mahkeme ve kilise kayıtlarına geçmiş gerçek vakalar var.

Kim taktırdı? Zengin ve aşırı kıskanç kocalar karılarına taktırdı. Baskıcı babalar kız çocuklarına bekaretini korumak bahanesiyle taktırdı. Yani bu yaygın bir moda değil, münferit bir zalimlikti. Her kadına takılmadı ama her kadına " takarım" korkusu yaşatıldı.

Demirciler bu işten para kazandı. Anahtarlar kocalarda kaldı. Bazı kadınlar bu prangayla aylarca yaşamak zorunda kaldı.yüzyıla gelindiğinde ise doktorlar bile gençlerin mastürbasyon yapmasını engellemek için benzer kemerleri önermeye başladı. Yani demir değişti ama kafa değişmedi.

Avrupa Neden Orta Çağ'dan Çıkamadı?

Çünkü Avrupa 1453'te İstanbul fethedilince modernleşmedi. Topu, pusulayı, matbaayı aldı ama kadına bakışını değiştirmedi.

Doğu medeniyeti o yıllarda su kemerleri, rasathaneler, kütüphaneler yaparken, Avrupa hala kadını nasıl kilitlerim diye düşünüyordu. 1700'lerde bilim devrim olurken, aynı Avrupa'da hala bir baba kızının bedeni üzerinde hak sahibi olduğunu sanıyordu.

İşte o yüzden diyorum: Takvimde Rönesans'tı, kafada hala Orta Çağ'dı.

Bugün Ne Değişti?

Dün demir kemer vardı, bugün görünmez kemerler var. Dün anahtar kocanın cebindeydi, bugün anahtar moda dergilerinin, estetik cerrahların, reklam ajanslarının, sosyal medya filtrelerinin cebinde.

Dün kadına "bu demiri takmadan sokağa çıkamazsın" diyorlardı, bugün "bu bedende, bu kıyafette olmadan çıkamazsın" diyorlar. Yöntem değişti, zihniyet aynı.

Bekaret kemeri bir tarih objesi değildir. Avrupa'nın kadına bakışının özetidir. Kadını demire hapsedenler aslında kendi insanlıklarını hapsediyorlardı. Demir paslandı gitti ama o kafa hala paslanmadı.

Bülent Dündar


Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Please Don't Spam Here. All the Comments are Reviewed by Admin.

buttons=(Accept !) days=(20)

Our website uses cookies to enhance your experience. Learn More
Accept !