Fatih istanbul'a girince ne yaptı? Herkesi neden şaşırttı

 

Fatih istanbul'a girince ne yaptı? Herkesi neden şaşırttı

29 Mayıs 1453'te dünya değişti. Bir zamanlar yıkılmaz olduğuna inanılan İstanbul surları, Osmanlı topçu ateşi karşısında çöktü. Son Bizans İmparatoru XI. Konstantinos savaşta hayatını kaybetti ve Mehmed adında 21 yaşındaki bir Sultan, bin yıldan uzun süredir ayakta duran şehre girdi.

Ancak fetih sadece bir başlangıçtı. Bütün şehir korku ve panik içindeydi. Abbasileri Emevileri biliyorlar önceki fetihlerde neler yaşandığını duymuşlardı. Yıkım talan tecavüz ve katliam korkularıyla köşe bucak kaçışmalar ve panik ayyuka çıkmıştı. Fakat bilmedikleri bir şey vardı. Fatih Sultan Mehmet Ne Abdülmelik ne Selaattin ve Harun Reşit'e Benzemezdi. Sultan Mehmet Sadece savaşçı değil Türk Töresinde yetişmiş Aydın bilge bir Hükümdardı. 

Akıl hocası Ak Şemşettin Ahmet Yesevi, Hace bayram Hace bektaş gibi Türk islam alimlerinin öğretilerinden  geliyordu. Anadolu'da bütün Türkler Türkmenler Abdallar tüm oğuz boyları  arkasındaydı. Yeniçeri Ordusu disiplinli ve Bektaşi Türk kültüründeydi. Egenin Türkmenleri gemileri tahtaların üzerinde yürüttükten sonra kendilerine kendilerine tahtacı lakabı takılmıştı. 

O, meşruiyet konusuna büyük önem veren bir stratejistti. Sadece İstanbul'u fetheden yıkan yakan kişi  olarak anılmak istemiyor; şehrin sahibi olmak istiyordu. Fetihten hemen sonra, pek çok kişiyi şaşırtan sembolik bir adım attı. ilk gördüğü Ay yıldızlı bizans bayrağını göstererek bu artık bizim de bayrağımız olacak dedi bu bayrakların korunmasını ve benimsenmesini sağladı.

İstanbul'u tamamen yerle bir etmek yerine onu korudu. Ayasofya'yı camiye çevirdi ancak yapıyı yıkmadı. Düzeni hızla yeniden sağladı ve kilit öneme sahip yapıları koruma altına aldı. Neden mi? Çünkü Mehmed harabelerle değil, bir başkentle ilgileniyordu. Bir başkenti yönetmek içinse insanlara ihtiyacı vardı. Şehrin düşüşünü takip eden ilk başlangıç yağma sırasında binlerce kişi öldürüldü ya da köleleştirildi. Orta Çağ savaşlarında tüm dünyada yaygın bir uygulamaydı. 

Ancak kısa süre sonra Mehmed kaosu durdurdu. Yetenekli zanaatkârlar, soylular, âlimler ve idareciler tespit edilerek koruma altına alındı.  Bizanslı soylu kadın ve erkeklerin tamamı fetihten sağ kurtuldukları ve korundukları bir gerçektir;  soylular zaten savaşta ölmemişti. iler ki zamanlarda onlara çok ihtiyaç duyulacaktı.

Diğerleri ise yeni Osmanlı düzenine entegre edilmişti. Mehmed, Bizans seçkinlerini imparatorluğuna stratejik bir şekilde dahil etmişti. Yunan âlimler görevlerinde tutuldu, mimarlar çalışmalarına devam etti.

Eski devlet görevlileri şehrin idaresine katkıda bulundu. Hatta Ortodoks Patrikhanesi bile Osmanlı denetimi altında yeniden tesis edildi. Bu tesadüf değildi. ünlü alimler ve tarihçiler, kendisine Kayzer ve Roma Sezarı unvanlarını yakıştırıyordu. Roma imparatorlarının halefi olduğunu iddia ediyordu. Bu da Bizans meşruiyetini tamamen silip atmak değil, onu bünyesine katmak anlamına geliyordu. Ve Fatih Sultan Mehmet Artık bir imparator oluyordu. Bir imparatorun olması gerektiği gibi davrandı. 

"Benim atam Fatih Sultan Mehmet!" diyen siyasal İslamcıların Fatih Sultan Mehmet hakkında bilmedikleri  çok şey vardır   işte onlardan bazıları;

•Museviler ile yakın ilişkisi olmuştur.

•Sefarad ve Türk-Kıpçak Karaim Yahudilerinin Osmanlı'ya, İstanbul'a göç etmelerini sağlamıştır.

•Hristiyanlara karşı Yahudilerin koruyucusu olmuştur.

•Ermeni Hovagem'i İstanbul'a getirip, Ermenilerin patriği ve milletbaşı ilan etmiştir.

•Aynı şekilde Ortodoks Hristiyanları da korumuş ve devlete bağlamıştır.

•Yabancı ve Müslüman olmayan toplumların kültür ve tarihlerine ilgi duymuş ve hoşgörü ile yanaşmıştır.

•Kendisi yabancı dil olarak Yunanca, Latince, bir kaç Slav dili, Farsça ve Arapça bilmekteydi.

•Kendisi Avrupa'nın yarısını almış bir Türk-Rönesans aydınıydı.

*Türk Kürt Fars Acem Yahudi Rum Ermeni Ayrımı yapmamıştır.

*Osmanlıda Türklere karşı nefret aşağılama ve katliam Kendisinden 60 yıl sonra Yavuz Selim zamanında çaldıran savaşıyla birlikte başlamıştır.

*Fatih Sultan Mehmet Sayesinde Osmanlı arapların Saraya çöreklendiği 17. yüzyıla kadar Dünyada her konuda, her dalda bir numara ve Süper güç olmuştur

* Fatih Sültan Mehmet'in Başarılarının altında Ülkesini Bir Türk gibi türk töreleriyle yönetmesi ve Akıl hocası Türk islam Aydını Ak Şemşettin vardır. Osmanlı'nın çöküş süreci Fatih'ten çok sonra yeniçerinin dağılması ve sarayın araplaşmasından sonra başlamıştır

Safeviler, Babürler, Karahanlılar gibi Osmanlılar da Türk tarihinin parçasıdır.
Osmanlı'yı kullanan necip millet diyerek araplaşmış, Türkten Atatürk'ten Cumhuriyetten nefret eden bu herifler yüzünden tarihinizden de nefret etmeyelim . Ve en önemlisi; Tarihimizi onların eline bırakmayalım ve tarihimizi hamasi duygularla değil bilimsel istekle, övünmek için değil ders çıkarmak amacıyla inceleyelim. Bülent Dündar


Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Please Don't Spam Here. All the Comments are Reviewed by Admin.

buttons=(Accept !) days=(20)

Our website uses cookies to enhance your experience. Learn More
Accept !