İBN HALDUN EFSANESİ (1332-1406) - Tarihin Formülünü Çözen Adam
İbn Sina bedenin şifresini çözdü, İbn Haldun ise devletlerin, milletlerin şifresini çözdü. Hem de Batı'dan 500 yıl önce.
1. Tunus'ta Doğdu, 7 Devlette Sürgün Yaşadı
1332 Tunus. Endülüs'ten göçmüş asil bir Arap aile. Babası alim. Veba salgını var. 17 yaşında hem annesini hem babasını vebada kaybediyor. yetim kalıyor.
Zeki, hitabeti kuvvetli. 20 yaşında saraya sır katibi oluyor. Ama zekası başına bela oluyor. Kuzey Afrika o dönem kaynıyor - Fas Meriniler, Tunus Hafsiler, Tlemsen, Endülüs Beni Ahmerler hep birbirini boğazlıyor.
İbn Haldun bir gün Fas Sultanı'nın yanındaysa, ertesi gün Tunus Sultanı'nın. Her sultan onu istiyor çünkü hem Berberi kabilelerini iyi tanıyor, hem kalemi kuvvetli. Ama her sultan da ondan korkuyor:
"Ya bu adam öbür tarafa bilgi sızdırırsa?"
Bu yüzden 25 yaşında ilk kez hapse atılıyor. Fas Sultanı Ebu İnan onu zindana attırıyor. 2 yıl yatıyor. Sonra sultan ölüyor, çıkıyor. Tekrar vezir, tekrar hapis, tekrar sürgün. Ömrü böyle geçiyor.
En son bıkıyor. Diyor ki: "Ben bu siyasetten bıktım."
Bu yüzden 25 yaşında ilk kez hapse atılıyor. Fas Sultanı Ebu İnan onu zindana attırıyor. 2 yıl yatıyor. Sonra sultan ölüyor, çıkıyor. Tekrar vezir, tekrar hapis, tekrar sürgün. Ömrü böyle geçiyor.
En son bıkıyor. Diyor ki: "Ben bu siyasetten bıktım."
Ve Cezayir'de ıssız bir yere çekiliyor: İbn Selame Kalesi. Taş bir kale, çölün ortasında. Orada 4 yıl tek başına kalıyor. İşte efsane orada yazılıyor.
2. Kalede 4 Yılda Mukaddime'yi Yazması
1375-1379 arası. Kabileler arasında. Yanında sadece kitapları var. Orada Kitabü'l İber adlı dev tarihini yazmaya başlıyor. Tarihin giriş kısmı olarak bir ön söz yazıyor: Mukaddime.
Ama o ön söz, 7 ciltlik tarihin kendisinden daha büyük oluyor.
Mukaddime'de ne diyor?
Tarih sadece padişahların savaşı değildir diyor. Tarihin kanunları vardır diyor.
Asabiyet: Bir toplumu ayakta tutan şey kabile dayanışmasıdır, ortak ruhudur. Göçebelerde asabiyet kuvvetlidir, o yüzden devleti onlar kurar. Şehre yerleşince rahatlar, lüks başlar, asabiyet çöker, devlet yıkılır. 3 nesilde yıkılış formülü. Bugünkü sosyoloji bunun üstüne kurulu.
Umran: Şehirleşme, medeniyet nasıl doğar? Göçebe ile yerleşik farkı?
İktisat: Devlet vergiyi az alırsa üretim artar, çok alırsa halk kaçar. Arz-talep, emek değeri. Adam Smith'ten 400 yıl önce yazıyor bunu.
Eğitim: Çocuk sopayla değil, sevgiyle öğrenir diyor.
Mukaddime'nin müsveddesini 1377'de bitiriyor kalede.
3. Çektiği Zorluklar - Timur'la Yüz Yüze
Kaleden çıkıyor, Tunus'a gidiyor, ders veriyor. Sonra Mısır'a, Kahire'ye gidiyor. Orada Ezher'de müderris oluyor, kadı oluyor. Maliki kadısı. 6 defa kadılıktan azlediliyor, tekrar getiriliyor. Çünkü rüşvet almıyor, yobazların fetvasına uymuyor.
En büyük sınavı 1401'de. Timur Şam'ı kuşatmış. Herkes kaçıyor. İbn Haldun 69 yaşında, Şam'da. Timur haber gönderiyor: "O alimi bana getirin."
İbn Haldun Timur'un çadırına gidiyor. Timur onu 35 gün yanında tutuyor. Tarih, Mağrip, Araplar hakkında sorular soruyor. İbn Haldun korkmadan anlatıyor. Timur bile saygı duyuyor ve bırakıyor. O görüşme olmasa belki de Mukaddime kaybolacaktı.
4. Yobazlarla Kavgası İbn Sina Gibi Değildi, Daha Sinsiydi
İbn Haldun'u kafir diye taşlamadılar. Onu itibarsızlaştırarak bitirmeye çalıştılar.
Molla takımı ne diyordu? "Tarih nakildir, rivayettir. Bu adam akıl yürütüyor, felsefe yapıyor. Tarihe felsefe karışmaz." Yani onun sosyolojisini küçümsediler.
Kadı olunca da rüşvet çarkını bozduğu için ulema ona cephe aldı. "Bu adam Bedevi kabilelerini seviyor, medreseyi küçümsüyor" dediler.
Ama İbn Haldun hiç eğilmedi. Kahire'de 1406'da öldüğünde vasiyeti şuydu: "Beni Sufi mezarlığına gömün."
Bugün sosyolojinin babası sayılıyor. Toynbee diyor ki: "Mukaddime, insan zihninin ürettiği en büyük eser."
Din Sömürüsüne ve Zengin Zulmüne Karşıydı
İbn Haldun sadece tarihçi değildi, sosyolojinin kurucusu, sosyal adaletin ilk savunucusuydu.

1. Din Sömürüsüne Karşıydı:
İbn Haldun sadece tarihçi değildi, sosyolojinin kurucusu, sosyal adaletin ilk savunucusuydu.
1. Din Sömürüsüne Karşıydı:
Mukaddime'de açık açık yazar: "Din, devletin meşrulaştırma aracı haline gelince çürür."
O dönemde sultanlar, bir fetva almak için mollaları kullanıyordu. "Allah böyle istiyor" deyip savaşa gönderiyorlardı yoksulu.
İbn Haldun diyordu ki: "Dini, dünyalık için kullanan alimden hayır gelmez. Din vicdandadır, sarayda değil."
O yüzden saray mollalarıyla hiç geçinemedi. Onlar "biat edin, susun" diyordu, o "aklınızı kullanın, sorgulayın" diyordu.
2. Devletin ve Zenginlerin Yoksulu Ezmesine Karşıydı:
O yüzden saray mollalarıyla hiç geçinemedi. Onlar "biat edin, susun" diyordu, o "aklınızı kullanın, sorgulayın" diyordu.
2. Devletin ve Zenginlerin Yoksulu Ezmesine Karşıydı:
Bu adam 600 yıl önce bugünkü ekonomi teorisini yazmış. Diyor ki:"Devlet lüks içinde yaşamaya başlayınca, vergiyi artırır. Vergi artınca tüccar kaçar, çiftçi toprağı bırakır. Yoksul daha yoksul olur."
"Zenginler, asabiyet (dayanışma) bozulunca ortaya çıkar. Kabile ruhu ölür, bireysel zenginlik kutsallaşır. İşte o zaman devlet yıkılır."
"Bir şehirde hamamlar, saraylar çoğalır ama adalet azalırsa, o şehir çöker."
Yani güçlüye biat etmedi. Fas Sultanı ona "Berberileri sat, bana hizmet et" dediğinde reddetti, hapse atıldı. Mısır'da kadı iken rüşvet almadı diye 6 defa görevden alındı. Hep yoksul halkın yanında durdu.
3. Akıl ve Mantık Adamıydı:
"Rivayet akılla çelişirse, aklı esas alın" dedi. Bu söz yüzünden yobazlar ona "felsefeci, din dışına çıktı" dediler. Ama o "Nakil aklın önündedir diyenler, halkı koyun gibi gütmek ister" diye cevap verdi.
İşte İbn Haldun efsanesi bu yüzden büyük . Güçlüye eğilmedi, zengin sofrasına oturmadı, din tüccarına prim vermedi. Kalede tek başına oturup "Devlet nasıl yıkılır?" sorusunu soran ilk adam oldu.
İBN HALDUN - SOSYAL ADALET VE SÖMÜRÜYE KARŞI SÖZLERİ:
"Zulüm, umranın (medeniyetin) harap oluşunun habercisidir."
"Adalet, mülkün (devletin) temelidir. Adalet yıkılırsa devlet yıkılır."
"Zulme rıza, zulümdür; zulme taraftar olan zalimdir."
"İnsanlara haklarının verilmemesi ve hakların ihlal edilmesi bir zulümdür."
"Bir toplum, adaleti kaybettiği anda çözülmeye başlar."
"Kendisine güç yetmeyenden başkasının zulme gücü yetmez." Yani güçlü, ancak kendinden zayıfı ezer
"Zalimin kudreti deyimi ile, hiçbir kudretin karşı koyamadığı, her tarafa uzanan bir eli, yüksek makam sahiplerinin haksızlığını ve devletin zulmünü kastediyoruz."
"Devlet, halkın malını haksız yere alır, vergileri artırırsa, halkın parası azalır, umran çöker."
"Hükümdar, kendisinden önceki hükümdarların birikimlerini zevkleri, arzuları ve şehveti uğruna harcar, eğlence meclislerinde kötü dostlar ve güzel kadınlara saçar." - İşte o zaman çöküş başlar
"İnsan haklarının çiğnenmesi (zulüm) medeniyeti yıkar - yaşam hakkından mülkiyet hakkına kadar tüm hakların ihlali devleti yıkar."
"Geçim yolları kapanırsa, yoksul halk, zenginlerin ve devletin sömürüsü altında ezilir."
"Lüks artınca, asabiye (dayanışma) bozulur. Zenginler çoğalır, yoksullar unutulur, işte devlet o zaman ölür."
"Halkın gönüllü itaati, baskı ile uygulanan otoriteden üstündür."
"Ticaret, malı ucuza alıp pahalıya satmaktır; ancak bu süreçte dürüstlük ve itibar, sermayeden daha değerlidir." - Senin gönderdiğin resimdeki sözü
"Arapların yerleştiği her yerde yıkım olur" sözüyle aslında şunu demek ister: Göçebe zihniyetiyle yerleşik düzeni yönetemezsin, talan edersin.
İbn Sina bedenin, İbn Haldun ise toplumun doktoruydu Bülent Dündar
"Zulüm, umranın (medeniyetin) harap oluşunun habercisidir."
"Adalet, mülkün (devletin) temelidir. Adalet yıkılırsa devlet yıkılır."
"Zulme rıza, zulümdür; zulme taraftar olan zalimdir."
"İnsanlara haklarının verilmemesi ve hakların ihlal edilmesi bir zulümdür."
"Bir toplum, adaleti kaybettiği anda çözülmeye başlar."
"Kendisine güç yetmeyenden başkasının zulme gücü yetmez." Yani güçlü, ancak kendinden zayıfı ezer
"Zalimin kudreti deyimi ile, hiçbir kudretin karşı koyamadığı, her tarafa uzanan bir eli, yüksek makam sahiplerinin haksızlığını ve devletin zulmünü kastediyoruz."
"Devlet, halkın malını haksız yere alır, vergileri artırırsa, halkın parası azalır, umran çöker."
"Hükümdar, kendisinden önceki hükümdarların birikimlerini zevkleri, arzuları ve şehveti uğruna harcar, eğlence meclislerinde kötü dostlar ve güzel kadınlara saçar." - İşte o zaman çöküş başlar
"İnsan haklarının çiğnenmesi (zulüm) medeniyeti yıkar - yaşam hakkından mülkiyet hakkına kadar tüm hakların ihlali devleti yıkar."
"Geçim yolları kapanırsa, yoksul halk, zenginlerin ve devletin sömürüsü altında ezilir."
"Lüks artınca, asabiye (dayanışma) bozulur. Zenginler çoğalır, yoksullar unutulur, işte devlet o zaman ölür."
"Halkın gönüllü itaati, baskı ile uygulanan otoriteden üstündür."
"Ticaret, malı ucuza alıp pahalıya satmaktır; ancak bu süreçte dürüstlük ve itibar, sermayeden daha değerlidir." - Senin gönderdiğin resimdeki sözü
"Arapların yerleştiği her yerde yıkım olur" sözüyle aslında şunu demek ister: Göçebe zihniyetiyle yerleşik düzeni yönetemezsin, talan edersin.
İbn Sina bedenin, İbn Haldun ise toplumun doktoruydu Bülent Dündar
