OSMANLI'NIN DELİLER VE GÖNÜLLÜLER ORDUSU Akıncılar Bitti, Deliler Başladı

 


OSMANLI'NIN DELİLER VE GÖNÜLLÜLER ORDUSU
Akıncılar  Bitti, Deliler Başladı

Akıncı ocağı 1595'te tüfek karşısında eriyince sınır boş kaldı. Osmanlı 3 yıl içinde yeni ordu kurdu: 

Deliler ve Gönüllüler. Biri beyin özel fedaisi, biri ganimet için gelen halk ordusu. İkisi de akıncı kadar efsane oldu.

1. KURULUŞU

Deliler:

İlk defa 1514 Çaldıran Savaşı'nda Yavuz'un ordusunda görülür ama resmî kuruluşu II. Bayezid dönemi 1490-1510 Bosna sınırı. Bosna beyleri Malkoçoğlu, "benim yanımda ölümden korkmayan adam lazım" deyip en cesur gençleri topladı.

Neden Deli dendi? 

İki rivayet var:

Kendileri "Delil" yani kılavuz diyordu, düşman "Deli" dedi.

Savaşa gözü kapalı daldıkları için halk deli dedi. Evliya Çelebi yazıyor: "Deli derler, zira cenkte akıllarını bırakırlar."

Gönüllüler:

Kuruluşu daha eski, Orhan Gazi'den beri var. Ama asıl teşkilat Kanuni 1526 Mohaç'tan sonra. Padişah fermanı: 

"Gaza var, isteyen gelsin, ganimet helaldir." Anadolu'dan, Bosna'dan, Arnavutluk'tan binlerce genç gönüllü yazıldı.

2. GÖREVİ

Delilerin görevi: Beylerbeyinin ve sancak beyinin öncü muhafızı. Ordu yürürken en önde, düşman görünce ilk dalan. Kale kuşatmasında lağım kazmaz, direkt sura tırmanır.

Gönüllülerin görevi: Kale muhafızlığı, sınır karakolu bekleme, akın zamanında delilerin yanında yancı.

İkisi de keşif, baskın, pusu yapar. Akıncı gibi istihbarat toplar.

3. EMİR KOMUTA

Deliler kapıkulu değil, beyin özel askeri. Yani Bosna Beylerbeyi ölse delileri dağılır. Padişaha değil, doğrudan beye bağlı. Bu yüzden bey çok güçlenir. Delibaşı (100 delinin başı)

Delibaşı Kethüdası
Bayraktar, Çeribaşı, Onbaşı

Gönüllüler ise gönüllü ağasına bağlı. Gönüllü ağası kadıdan fermanlı. Sefer bitince köyüne döner.

Padişah fermanı olmadan deliler akın yapamaz, yaparsa cezası idam.

4. ASKERİ SİSTEM - NASIL GİYİNİP SAVAŞIRLARDI?

Deliler - Korku Ordusu:

Osmanlı tarihinde en korkutucu kıyafet delilerde.

Baş: 1 metre yüksekliğinde kartal tüyü takılı, kurt derisinden börk. Kimi öküz derisinden miğfer.
Omuz: Leopar, sırtlan, ayı postu. Düşman uzaktan hayvan geliyor sanıyor.
Bacak: Davul derisinden çizme, tozluk.
Silah: 3,5 metre mızrak, eğri kılıç, topuz, kalkan. Tüfek taşımaz, çevik olacak.
At: Sadece siyah ve beyaz at. Başka renk alınmazdı, korkutucu olsun diye.

Savaş taktiği: Deli dalışı. 50 deli birden düşman saflarına atını sürer, mızrakları saplayıp kılıçla dalar. Ölürse şehit, 

Gönüllüler:
Daha sade: Potur, yelek, börk, kılıç ve tüfek. Atı olan atlı, olmayan yaya.

5. RANT VE TALAN - NEDEN HERKES DELİ VE GÖNÜLLÜ OLMAK İSTERDİ?

Kahramanlık kadar rant var:

a) Ganimet Sistemi - Asıl Maaş:
Deliler ve gönüllüler maaş almaz. Maaşı ganimet.

Kanun: Aldığın esirin, atın, koyunun, altının 5'te 1'i devlete, 4'ü sana.

Bir Viyana akınında bir deli ne getirirdi?10-20 sığır
5-10 esir (bir esir 100-200 akçe, Viyana esiri daha pahalı)
Gümüş tabak, kumaş

Bir akında 2000 akçe kazanan deli, o yıl Edirne'de ev alır. Normal çiftçi 200 akçe kazanır.

b) Vergi Muafiyeti - En Büyük Rant:

Deli yazılan adam ve babası, kardeşi bütün vergiden muaf. Avarız, haraç, ispenç yok. Bosna'da bir Boşnak köylüsü yılda 120 akçe vergi verirken, oğlu deli olunca 0. 
Bu yüzden Boşnak, Sırp, Arnavut aileler çocuklarını deli yapmak için beye rüşvet verirdi. Sicillerde var.

c) Timar ve Zeamet:

Cesur deli ve gönüllüye savaş sonrası timar verilirdi. Yani 2 köyün vergisi senin. Çalışmadan yaşa. Malkoçoğlu'nun defterinde 1520'de delilere dağıtılan 200 timar var.

d) Dokunulmazlık ve Yağma:
Sınırda deli ne yapsa soran yok. Kendi Müslüman köyünü "gönüllüye yem lazım" diye yağmalayan deli şikayetleri çok. 1580 Saraybosna kadı sicili: "Deliler Müslüman köyünü bastı, 300 koyun aldı."

Bey de ses çıkarmaz, çünkü deliler onun gücü.

e) Sosyal Yükselme - Sırp Çobandan Bey Olmak:

Bir Boşnak çoban delilere girse, 3 akında 30 esir getirse bir anda Delibaşı olur, sonra sancak beyi bile olur. Osmanlı'da en hızlı yükselme delilikten geçer. Kökeni Sırp, Bulgar, Boşnak olan onlarca delibaşı paşa oldu.

f) Talanın Boyutu:

Evliya Çelebi Mohaç'ı anlatırken diyor: "Gönüllüler öyle yağma etti ki, 3 gün boyunca Edirne'ye katırlarla mal geldi."

Ama devlet bilerek göz yumdu. Çünkü hazineden para çıkmadan ordu besleniyor. Yağma olmasa deliler orduya gelmez.

Sonuç:
Deliler hem Osmanlı'nın en cesur evlatlarıydı, hem de ganimet için yaşayan yağmacılarıydı. Gönüllüler hem vatan için koşan yiğitlerdi, hem vergi kaçakçılarıydı. İkisi birden doğru. Bizim makalelerimiz bu yüzden öz ve özgür - iyisiyle kötüsüyle yazıyoruz.

Akıncılar gibi deliler de tüfek artınca 1829'da II. Mahmut tarafından kapatıldı, kıyafetleri yasaklandı.
 Bülent Dündar



Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Please Don't Spam Here. All the Comments are Reviewed by Admin.

buttons=(Accept !) days=(20)

Our website uses cookies to enhance your experience. Learn More
Accept !